20 Yaş Dişleri

20 Yaş Dişleri

20 Yaş Dişleri

20 Yaş Diş Çekimi

20yasdisi.jpgYirmi yaş dişleri, genellikle 15-20 yaşları arasında ağızdaki yerlerini almaya başlarlar. Ancak çenelerde bu dişler için yeterli yer bulunmadığı durumlarda süremeyip, dişeti altında ya da çene kemiği içinde gömülü olarak kalırlar. Kendine yer bulamayan 20 yaş dişleri öndeki dişi iterek baskı yapmakta ve bu da çapraşıklığa neden olmaktadır. Ayrıca çok geride olmaları ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmaması nedeniyle kolayca çürüyebilmekte ve abse oluşabilmektedir.

20 Yaş Dişlerinin Çekilmesini Gerektiren Durumlar

  • Çürük; 20 yaş dişleri konum olarak çok geride oldukları için ve genellikle düzgün doğrultuda süremedikleri için temizlik ve bakımları daha zor ve bu sebeple çürümeleri daha kolaydır. Bu dişler çürüdükten sonra ise çok geride olmalarından dolayı tedavileri zordur. Ayrıca diğer dişlerden çok daha değişik olan kök kanalı yapıları sebebiyle kanal tedavisi de çoğu durumda uygulanamamaktadır.
  • İkinci Büyük Azı Dişine Etkileri; 20 yaş dişleri genellikle düzgün pozisyonda süremedikleri için çevrelerindeki besin artıklarının birikimiyle veya yanındaki büyük azı dişine uyguladıkları basınçla komşu dişte de madde kaybı ve çürüklere sebep olabilmektedirler. Bu şekilde zarar verebilme potansiyeline sahip 20 yaş dişlerinin de çekilmeleri gerekmektedir.
  • Perikoronitis; (Çevre dişeti inflamasyonu) 20 yaş dişleri kısmen gömük kaldıkları durumlarda üstündeki dişetiyle arasında biriken bakterilerin yol açtığı bir enfeksiyon gelişebilir. Bu esnada yüzde şişme, ağız açmada zorluk, ağrı, ağız kokusu, lenf bezlerinde şişlik ve ateş gibi durumlar görülebilir.
  • Dişlerde Çarpaşıklık; 20 yaş dişleri normal pozisyonda süremediklerinde, sürme esnasında dişlere uyguladığı basınç sebebiyle diğer dişlerde de hareketliliğe yol açabilir ve diş dizisinde çarpaşıklık gibi durumlara rastlanabilir.
  • Ağrı; 20 yaş dişleri normal pozisyonlarında süremediklerinde yan dişlere uyguladıkları basınçla ağrıya yol açabilmektedirler.
  • Kist Oluşumu; 20 yaş dişleri tam olarak gömülü oldukları veya kısmen gömülü oldukları durumlarda bazı hastalarda kist oluşumuna sebep olabilmektedirler. Bu durum muayene esnasında hekiminizin çekeceği panoramik röntgenle teşhis edilebilmektedir.
  • Yanak Isırma; Çok sık rastlanılmasa da 20 yaş dişleri genelde normal pozisyonda süremediklerinden hastalarda yanak ısırma ve mukozada yaralanma şikayetlerine sebep olabilmektedir. Böyle durumlarda da 20 yaş dişlerinin zaten normal fonksiyon görmediklerinden alınmaları uygundur.

Sadece Antibiyotik kullansam olmaz mı?

Antibiyotikler yanlızca kısa bir süre için rahatlama sağlayabilirler. Toplumumuzda bilinçsiz ve çok çeşitli antibiyotik kullanımı yaygın olduğundan, alınan antibiyotikler şikayetlere yol açan mikroorganizmalara her zaman etki etmeyebilir. Üstelik etkili olsalar bile, gerçek problemi ortadan kaldıramazlar. Diğer bir deyişle, antibiyotik alınsa da probleme yol açan diş hala ağızdadır.

Hiçbir rahatsızlık vermese de kötü pozisyonlu bir yirmilik diş niçin çekilmelidir?

Dişin pozisyonunun bozuk olması enfeksiyon için tek başına yeterli bir sebeptir. böyle bir durumda bahsedilen problemler mutlaka yaşanacaktır. Üstelik bu tip problemler aniden ve beklenmeyen bir zamanda gelişirler. Ayrıca İmpact- kötü pozisyonlu bir diş şikayete yol açsın ya da açmasın 14 ila 22 yaşları arasında çekilmelidir. Genç yaşlardaki operasyonlar teknik olarak daha kolaydır ve iyileşme daha çabuk olur. 40 yaşın üstünde operasyonlar epey zorlaşır.Ayrıca yaşın artmasıyla birlikte yan etkiler de artar ve iyileşme dönemi uzar.Kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, iyileşme yavaşlar.

Diğer diş çekimlerinden farklı mıdır?

Yirmilik dişin konum,şekil ve boyutuna bağlı olarak uygulanacak işlemin zorluk derecesi değişir. Basit bir çekim, daha özel işlemler gerektiren bazı kompleks çekimler, hatta dişin konumu ve kemik retansiyonuna göre lokal anestezi altında operasyon ile alınabilir.

GÖMÜLÜ YİRMİLİK OPERASYONU

gomulu_20_yas_cerrahisi.gifİlk önce panaromik ve periapikal röntgen filmleriyle dişin anatomik konumu tespit edilir. Gerekiyorsa antibiotik kullanımını takiben lokal anestezi altında (normal diş çekimindeki gibi) operasyon yapılır.En önemli husus şartlar tam sterilizasyon kurallarına uygun olmalıdır.normal çekimden farklı olarak operasyon sonrası bakım aşağıda belirtilmiştir.

AĞIZ, DİŞ, ÇENE CERRAHİSİ OPERASYONU sonrası yapılması gerekenler!

  • Operasyon öncesi ve sonrası aspirin vs. kan sulandırıcı ilaçlar alınmamalıdır.
  • Operasyon sonrası hekim tarafından yerleştirilen tampon 30 dk atılmamalıdır.
  • Uyuşukluk hissi geçmeden hiçbirşey yenmemelidir.Hissizlikten dil, dudak gibi yumuşak dokular ısırılabilir.
  • Operasyon sonrası ilk 2 gün sıcak gıdalar yenmemelidir.Sıcak kanamayı arttırır.
  • Yara yeri kurcalanmamalıdır. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir.
  • Taneli ve çok sert gıdalar yenmemelidir.Taneli gıdalar operasyon boşluğuna kaçıp kanama ve enfeksiyona neden olabilir.
  • İlk 24 saat boyunca o taraf ile çiğneme yapılmamalıdır.
  • İlk 24 saat (kesin mümkünse daha fazla) sigara içilmemelidir. Çünkü sigara kanamayı arttırıp iyileşmeyi bozar.
  • Basınçlı çalkalama, tükürme ,ve yara bölgesini emme yapılmamalıdır. Yoksa kanama artar ve pıhtı yerinden oynayabilir.
  • Şişkinliğin kontrolü. Operasyon sonrası bölgeye soğuk bir tampon uygulayarak dolaşım yavaşlatılır ve yüzün şişmesinin önüne geçilir.
  • Uygulama şöyle olmalıdır: 15 dakika soğuk tampon- 45 dakika ara- tekrar 15 dakika soğuk tampon şeklindeki periyotlarla devam edilir.
  • En önemlisi de hekiminizin verdiği ilaçlar aksatılmadan ve saatinde alınmalıdır.

AYRICA aşırı kanama(Ağız dolusu ve devam eden), aşırı şişlik, ciddi ağrı (ağrı kesiciye yanıt vermeyen) ve ateş oluşması halinde hemen diş hekiminizi aramalısınız.


Türk Dişhekimleri Birliği Merkez Yönetim Kurulunun 25-26 Şubat 2009 tarihli toplantısında kabul edilen dişhekimlerinin elektronik ortamlarda yapacakları yayınlarda uymaları gereken etik kurallar gereğince vaka fotoğrafları yayınlayamamaktayız. Vaka fotografları için kliniğimizi ziyaret edebilir yada +90 212 291 41 00 arayabilirsiniz.